“ABD’nin Afganistan müdahalesi başarısız”, “yenildi” sair çıkarımlar absürttür. ABD, Afganistan müdahalesiyle ciddi kazanımlar (İran ve Pakistan’ı de-stabilize etmek, İran-Çin karadan enerji hattını engellemek); maliyet yükseltmeler (Rusya-Çin doğalgaz hattı) ve engellemeler (Çin-Hindistan-Pakistan; kürenin en büyük nüfus hub’ında alt yapı entegrasyonu Çin tarafınca yürütülememiştir) elde edebilmiştir. Aksi de carî, ABD’nin Afgan müdahalesi misal, Rus-Çin askerî yakınlaşmasını ivmelendirmiş, coğrafi çeşitlendirmiştir.

ABD, Afganistan müdahalesini ağırlıkla, terörü kaynağında bitirmek değil, radikal İslamcı terörün insan kaynağını, hasımlarına dönük kılma ve küresel/bölgesel şekillendirmelerinde araçsallaştırmaya hasretmiştir. ABD, Afganistan müdahalesiyle milyonlarca genç nüfusluk kitleyi, Orta Doğu’ya müdahale, Türkiye’yi dâhil istikrarsızlaştırma gayretlerinin bileşeni olarak,  hem Suud (Afgan insan kaynaklı El-Kaide ve alt yahut devam yapılanmaları) hem de İran cihetinden (Afgan insan kaynağı ağırlıklı Fatimuyyun Tugayları) işlettirmiştir.

ABD Afganistan müdahalesinde kitlevî kıyıma yönelmemiş, toprak ve insanları zehirlemekten kaçınmış, nüfus bazlı bakıldığında, geniş kitleleri göç dâhil mobilize ettirmiştir. ABD’nin Afgan genç kitlelere müdahale modalitesi, Hitler-Musevi soykırımıyla mukayese edildiğinde, öldürmek yerine araçsallaştırma şeklinde, yer yer daha ağır irade fesadı barındırmaktadır. “Nation Building” yok, “mass leverage” varittir.

ABD devlet idaresi, Afganistan müdahalesiyle, CENTCOM üstündeki siyasi denetim ve yönlendirme yeteneğini ciddi hasara uğratmıştır. ABD’nin Afganistan müdahalesi, Suud-İsrail’in küresel hedeflemelerinde ciddi kaldıraç teşkil ettirmiş, CENTCOM’un asıl sahibi haline gelmişlerdir. CENTCOM ayrıca ABD siyasi kurumları arasında yoz ve kirli al/ver mekaniği haline gelmiştir.