Modern toplumda kurum, belli politik, kazaî ve idarî işlevlerin ayrışmasının, ayrışmış işlevlerin ayrık halde cevaplanmasının gereğidir. Kurum, modern toplumda, işbölümü, uzmanlaşma ve dayanışmanın kurucu ve zarurî zeminidir. Kurumların biri birilerine üstünlükleri değil işbirlikleri esastır. Anayasamızın Başlangıç kısmı da böylelikledir.

Kurum, devlette, objektivitenin, kurum kurucu (ratio legis) ve işletici akıllarına riayet olarak bağımsızlığın, dinî, ideolojik, kültürel ya da çıkarcı saikların, mübadele yahut türlü al-ver ve ayrıca liyakatsizliğin kamucu hayatı esir etmesinin men edicisidir. Kaide, usul ve kurumların işlevsellik, etkililik, etkinlik ve maliyeti, devlet yönetimi ve performatif idarenin anahtarıdır. 

Kurumlar, dört temel vasfa sahiptir; birlik/bütünlükle işler, özerkliklerini korur, esnekliklerini daima güçlü tutar, lider yahut kadro değişimleriyle, nesil / dönem / kriz sair farklı cihetten “yaş” alımlarıyla dikkat çekerler. Değinilen farklı cihetten “yaşlı” kurumlar, daha güçlüdür.