2013 Özet Genel Değerlendirme

2013 Hemen öncesinde siyasi sistem, büyük ölçüde, halkın sağduyusuna dayalıydı. Teşkil biçimi bir yana halkın sağduyusuna dayalılıktan başka; geniş medya desteği, tam bürokratik hâkimiyet, iç-dış finans çevrelerince kuvvetli destek, siyasi karar mimarisinin denetimsiz kalmasını kolaylaştırdı. 

Siyasi sistemde iktidar kademesine tanınan kredi, birçok cihetten ve geniş ölçüdeydi. İktidar; geniş kredili ortamda tam denetimsiz-merkezi karar mimarisine yöneldi. Karar mimarisi kısa sürede denetimsiz-aşırı merkezi hale getirildi. Bu halde karar mimarisi; operatif devlet modlarını ve bölgesel devlet altı örgütlenmelerle işbirliğini ivmelendirdi, kirlilik-kollanma taleplerini artırdı, kontrol dışına çıkma işaretleri üretti.

Denetim dışı-aşırı merkezi iktidar kademesi, iki ayrı yönde genişlemeye çalıştı; ilki, daha temel siyasi meselelerde karar üretimiydi. Oysa MİT-Öcalan sürecinde elde edilen nispi güçlü mutabakat dahi, Kürt sorununda kapsamlı Anayasa değişikliği üretemedi. Dindar kesim taleplerinin yasal-idari düzenlemelerle giderimiyse tahkim edildi.

Karar mimarisini genişletme ikinci yönü; iktidarın, kirli-müphem iktisadi networkunu büyütmesiydi. Özelleştirme ihalelerinden kamu-özel ortak girişimlerine, kamu bankalarının kredi imkân ve nakit depolarının kullanımlarından ithalat ödeme sistemlerinin zayıflıklarından yararlanmaya dek konsolide işleyiş, iktidar iktisadi networkunun büyütülmesinde kullanıldı.

Siyasi iktidar iktisadi network büyütmesinin; ülke ihracatına, alt yapısına, teknolojik kapasitesine, büyük ölçekli imalat yatırımlarına katkısı sıfıra yakındır. Küresel likiditeden yararlanarak zor şartlarla bir araya getirilmiş ülke kaynaklarının kirli-müphem iktidar iktisadi networklarına transferinde gelinen son “mevzii”, kamu bankalarıdır.

Milletin ceberut devlet karşısında zamanında “kazıyarak” ürettiği siyasi çoğunluk, meşruiyet ve temizlik cihetinden tahriple heder edilmektedir.

2013’te Siyasi istikrar yükselmiş, başlıca sebebi “Siyasi Şiddet” ve “Dış Politik Aktörlerle İlişkiler” alt sektör yükselişleridir. Siyasi şiddette vasıf değişmiş, ölüm / öldürme riskli eylemlerden farklı, Türk sivil toplumu üstünde mahirane işletilen kitlevi baskıya dönüşmüştür. Baskıyı kesintiye uğratan; Hatay-Reyhanlı patlamaları, Gezi Parkı olayları ve İstanbul merkezli yolsuzluk karşıtı operasyonlardır.

“Siyasi Şiddet” ve “Dış Politik Aktörlerle İlişkiler” alt sektörleri hariç tutulduğunda siyasi gelişmeler istikrarı destekleyici değildir. Salt öldürme şeklinde siyasi şiddet ve dış politik dinamikle sınırlı bakıldığında Türk siyasi sisteminin riskleri azalmıştır. Kurumlarla ilişkiler düzeyinde de bakıldığında riskler azalmış, bileşimi farklılaşmıştır. ABD ile ilişkiler ve ekonomide hafif artan riskler belirtilmelidir.

İstikrarsızlık teşkil ettiren gelişmelerin potansiyeli yüksek, meşruiyette tahrip ve yönetim işlevinde aksaklıklarda süreye yayılma riski bulunmaktadır. Kabine’nin ülke makro siyasetini belirleme-yürütme yetenekleri düşmüştür. Türkiye’yi yönetmenin güçleşmesi ya da güçleştirilmesi şeklinde siyasi iktidar endişe hatta korkusu, siyasetin başlıca işleyiş zemininidir.

Veriler

2013’de ekonomik alanda yaklaşık 3.050 genel defterdeyse 25.567 kayıt mevcuttur. Yıl içi yapılan kaydın incelenen toplam verilere oranı  % 2 altındadır. 2013’te Analize tabi tutulmuş veri sayısı 1.430.000 üstündedir. İran (2010) ve Rusya’nın (2011) verileri ayrımlanmış, analiz ve grafikleri farklılaştırılmış haldedir.