2010 Özet Genel Değerlendirme

Siyasi istikrar 2010’da yükselmiştir. Yükselme; bir yandan devlet üst kurumlarının işlev-etkinliği, diğer yandan halkın tercihleriyle gerçekleşmiştir.

Halkın tercihini etkinleştiren mekanizma seçimler değil halkoylamasıdır.

Kabine etkinliğinin, Kabine tercihleriyle belirlenen yönetişimin katkısı istikrarı artırıcı yöndedir. Siyasi şiddet ve ekonomideki gelişmeler de siyasi istikrarı destekleyicidir.

Kurumlar arası ilişkiler, dış politika ve bürokraside gelişmeler, siyasi istikrarı tahrip edicidir.

Anayasa’da 5.735 sayılı kanunla yapılıp AYM’ce iptale uğratılan 2008 değişiklikleri; temsili-Meclis üstünden ve tek taraflı olduğundan temel meşruiyette çökmeye yol açmıştı.

Anayasa’da yapılan 2010 değişiklikleri; doğrudan-halk eliyle olduğundan temel meşruiyette çökme değil güçlendirici etki yaratmıştır.

Anayasa değişiklikleri daha halkoylamasıyla onanmadan önce (Yüksek Yargı) YY tarafından kabul edilmiştir. Meşruiyet kazanma halkoylamasından öncedir.

Anayasa değişikliklerinde demokratik standartlar bakımından sağlanan başat ilerleme; YY’de milletvekilliğini kaybettirme yoluyla bulunan Hükümet düşürme yetkisinin kaldırılmasıdır. 

Anayasal-kurumsal mimari demokratik parlamenter gereklere yaklaşmıştır: Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesini düzenleyen 2008 değişikliği, “parlamenter rejim çekirdeği”nden uzaklaşılmıştı. 2010 değişiklikleriyse parlamenter rejim çekirdeğine yaklaşan niteliktedir.

Anayasal-kurumsal mimari yol açılan iki değişiklik nedeniyle sıkıntıdadır. YY’nin denetleme- dengeleme yetenekleri daraltılmış, özellikle idari yargı işlevi riske edilmiştir.

Siyasi iktidarı denetleme-dengeleme bakımından yük, Anayasal-kurumsal mimariden kamucu alan diğer işlev ve etkinliğine transfer edilmiştir. Söz konusu işlev ve etkinlik; sivil toplum ve siyasi elit sahasındadır.

Türk siyasi sistemi; Anayasal-kurumsal mimaride değişim ve yeni denge tesis gereğini sağlamıştır. Yeni denge tesisi ve çözümlemenin sağlıklı olup olmadığı, zamana bırakılması gereken işleyiştendir.

Veriler

2010’da ekonomik alanda yaklaşık 3.100, genel defterdeyse 26.299 kayıt mevcuttur. Yıl içi yapılan kaydın incelenen toplam verilere oranı  %2 altındadır. 2009’da genel defter kaydı toplam 28.771’di. Düşüş nedeni; ayrılan Rusya (4.000 üstü) ve İran (21 Mart–21 Aralık 8.500 üstü) kayıtlarıdır. Grafiklerimiz, belli anahtarlar öğrenildiğinde, yıllar sürecek analizleri, tamamı yazılı-kayıtlı-sınıflanmış somut verilere dayalı biçimde dakikalara indirmektedir. Grafiklerde değişim-dönüşümler, dayandığı tarihler, geldikleri düzey aldıkları istikametler, tümü güçlü analiz becerisi sağlamaktadır. 2010 Yılında analize tabi tutulmuş toplam veri sayısı 1.650.000 üstündedir.